Join for FREE | Take the Tour Lost Password?
Shop deviantART for the
holidays and save BIG!
Click here! :holly:
[x]

deviantART

 

Blogum Var

Journal Entry: Sun Mar 29, 2009, 1:15 AM
Evet bu boka girdim. Sevgili Minikbalina.org üzerinde host edilen ve [link] adresinden ulaşılabilen, kendi çapımda saçmaladığım blogum var, beklerim

  • Mood: Joy
  • Listening to: Van Halen
  • Reading: Kara Ev
  • Watching: Boş
  • Playing: Football Manager 2009 - Fallout 3 - PES 2009
  • Eating: Cave Man Diet
  • Drinking: Soda

Yeni Görünüm

Journal Entry: Fri Dec 19, 2008, 3:15 AM
Deviant, subscriberlara yeni bir beta testsundu. Onu deniyorum. Gördüğünüz gibi layout hedesi zaten. Arada tavsiye falan verin güzelleştirmek için. şu modül şurada dursa daha iyi olur falan diye e mi?

Bu arada kalbimiz Yunanistan'da, ayakkabılarımız Irak'ta

  • Mood: Joy
  • Listening to: Baba Zula
  • Reading: Talisman
  • Watching: Head
  • Playing: Football Manager 2009 - Fallout 3
  • Eating: Cave Man Diet
  • Drinking: Water

İlhan Berk

Journal Entry: Fri Aug 29, 2008, 12:36 PM
70.000 aşk ve 90.000.000 dize:
Ünlü şair İlhan Berk burda yatıyor!
N'olur yolcu, sevaptır, sakın üşenme,
Yukardaki sayıya bir sıfır da sen ekle.




Ruhum,
İlhan Berk kö;prüden geçiyor duyuyor musun?
Bir serçe yavaş yavaş uçuyor
Bir balık başını suyun yüzüne çıkarmış bakıyor
Düştü düşecek dalından bir yaprak.

Lambodis raftan bir şişe aldı açtı
Bir bulut durdu pencerede
Lambodis işine devam etti
Ellerini sildi, hıyar, domates doğradı
Sonra oturup gençliğini düşündü.

Bir evdeydi
Eleni on sekizinde, İlyadis yirmi üç
Eleni'nin şarkıları vardı
İnsan akıl erdiremezdi
İstanbul'un her tarafı kahve
Kapalı kahve açık kahve
Şarkılar ne kadar güzel olursa olsun
Eleni'yi anlamazdı.

O günler Lambodis'in ağzında bir cigara bir aşağı bir yukarı
İstanbul'da
Eleni'nin en güzel yerleri elleri sarımsak kokan ağzı
Daha Lambodis meyhaneci değil
Daha Lambodis hiçbir şey değil
O günler her Pazar Saint-Antoine'a gidiyorlar
Eleni'nin göğsü soyulmuş badem
Güvercin gibi elleri
Daha o zamandan Lambodis'in düşmanı çok
Bütün İstanbul Eleni'nin arkasında.

Evet
Lambodis'in gençliği bir yaprak düştü düşecek
Pencereye oturmuş gelip geçenlere bakıyor
Sen de bak diyor bana
Bak insanlar geçiyor
Ben sıkıldım mı insanlara bakarım
Hiçbir şeyim kalmaz
Hiçbir şeyimiz kalmıyor.

Her iş bunun gibi ruhum
Bir kadın bir adam aynı şeyi yapıyor
Ben birazdan kalkı;p Sirkeci'ye gideceğim
Sevgilim trene binip gidecek
Bir zaman hiç güneş doğmayacak sabah olmayacak, bir zaman
dünyada değilmişiz gibi korkacağız.
Bunlar hep olacak ruhum
Bir gün bakacağız İstanbul güzel
Ondan sonra her gün İstanbul güzel.
Eskiden çok eskiden bu dünya daha bir güzelmiş mesela
Bu bulutlar bu gökyüzü uzanınca dokunacağımız bir yerdeymiş
Şimdi şiirdeymiş bunlar
Her şey bu hesap ruhum.

Bu dünya güzel
Gülhane ağaçlık.

Güle güle İlhan Berk


Visitor Map
Create your own visitor map!



  • Mood: Hurt
  • Listening to: Knights of the Cydonia
  • Watching: World
  • Playing: Fight Night Round 3
  • Drinking: Beer, beer more beer and sometimes vodka

Yaşadıklarımızdan

Journal Entry: Sun Aug 17, 2008, 10:12 PM
Öğrendiğimiz bir halt yok


17 Ağustos'u bir geçe



yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
sevgilin bitkin kalmalı opulmekten
sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
denize saatlerce bakabilir, bir kusa, bir çocuğa
yasamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
kopmaz kökler salmaktır oraya

kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir tas gibi dinleneceksin

insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
insan balıklama dalmalı içine hayatın
bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
fakat ne kadar sevinç varsa yasamak özlemiyle dolmalısın

ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
dolaşmalı damarlarında hayatin sonsuz taze kani

yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

ataol behramoğlu


Visitor Map
Create your own visitor map!



  • Mood: Hurt
  • Listening to: Scorpions (konsere hazırız)
  • Watching: Olympic Games
  • Playing: Guitar Hero 3
  • Eating: Halt
  • Drinking: Beer, beer more beer

Canon EF 24-105mm f/4 L IS USM'yi deniyorum

Journal Entry: Sat Jul 5, 2008, 7:25 AM
Canon EF 24-105mm f/4 L IS USM

Son 4 kare yepisyeni cillop gibi tatlı dilli güler yüzlü yeni lensimle çekildi. ö;puyorum lensimi aahahahaha

  • Mood: Happy
  • Listening to: Welcome to the machine
  • Reading: Guns, Germs and Steel
  • Watching: The Lost Room
  • Playing: Silent Hunter III
  • Eating: Mantı (Logi)
  • Drinking: Beer, beer more beer

Journal History

Site Map